Duygusal Peter Pan

   Edebiyat Hikaye Yaşamdan

Şehirleri insanlara benzetmeyi severim. Mesela benim için İstanbul bir zamanlar çok aşık olduğun ama asla beraber olamayacağın bir eski sevgili gibidir. Aachen zeki ama çalışmayan bir makina mühendisliği öğrencisidir, bir de yağmuru sevdirmiştir. Lüksemburg gün boyu camdan insanları izleyen, emekli, tonton bir babaannedir. Zürih orta yaşlı, çok zengin ama sıkıcı bir bankacı; Floransa danteller içinde hanım hanımcık, asil bir 18. yüzyıl kadınıdır. Ben de bir şehir olsam, kesin New Orleans olurdum misal.

Tanıdığım insanları da bazen masal kahramanlarına ya da film karakterlerine benzetirim. En yakın arkadaşım  Huckleberry Fin’dir, çok güzel küfreder ve maceraperesttir. Çocukluğumdan beri hayranlığımı kazanan masal kahramanları da Küçük Kadınlar’daki Joe, Şeker Portakalı’ndaki Zeze ve Peter Pan’dır.

Son zamanlarda ışık saçan gülümsemesi ile ilginizi çeken, yaptığı espriler ile kanınızın kaynadığı, saçındaki birkaç beyaz saçı olmasa en az on yaş genç gösteren, vücuduna taparcasına özen gösteren, olmadık hikayeleri ile sizi büyüleyen bir erkekle mi tanıştınız? Dünyanın en ücra köşelerinde haftalarca bisiklet turu yapmış yada bir fil sürüsünün peşine takılıp safaride ölümün eşiğinden mi dönmüştü? Sizi kibarlığıyla ele geçirmiş bir yere gitmenize izin vermiyor muydu? Sporcu ve mühendis miydi? Girişimci ve müzisyen miydi? Hepsi miydi?

Tebrikler, cazibesine karşı konulmaz bir modern zaman Peter Pan’ı tarafından esir alındınız ve bundan çok memnunsunuz. Uçuşa hazır olun. Sanki dünyadaki en mükemmel kadındınız o anda değil mi? Sanki hayat bir partiden ibaretti ve en büyük sorun neden elinizde bir içki tutmuyor oluşunuzdu. Sizi tavlada yenmeye cüret edebilir çünkü kendi ülkenizi sizden çok gezmiştir. Bütün gece size şiir okuyabilir veya gergedanların nesli tükendiği için duydugu üzüntüden yazdığı şarkıyı size dinletmek isteyebilir. Yaptığı her şeyi tutkuyla yapması, hayallerinin peşinden koşması içinizi titretir, gözleri parlar çünkü konuşurken. Varolmayan ülkeye değil dünyaya aittir, tam anlamıyla bir göçebedir. Bütün karizması buradan gelmektedir aslında ve size vadettiği tasasız dünyanın Wendy’si olabilme ihtimalinizden.

Dur bakalım dünyayı kurtarırız elbet, ama önce bir iki bira içsek olmaz mı?” tavırları alışkanlık haline gelmeden uçup gider neyse ki. Öyle ki Tokyo’ya giden bir uçağa yetişmesi gerekmektedir, Hırvatistan’da konseri, Portekiz’de karate müsabakası vardır. Size kalan bazen bir müzik CD’si, bir matcha kurabiyesi ya da bir tadımlık Kolombiya kahvesidir. Çünkü gelecek planlarının hiçbirinde panjurlu bir ev, sevecen bir eş ve çocuklar yoktur. Zira kendisine yapabileceğiniz en büyük kötülük, büyümesini istemek, sorumluluk almasını beklemektir. Kalbini kırmanın en kolay yolu yaşını doğru tahmin etmek, ondan kurtulmanın en hızlı yolu da sevgi göstermektir. Çünkü o aşksız kalmak pahasına da olsa büyümeyi reddeden bir masal kahramanıdır. Özgürlüğü olmadan maalesef bir hiçtir ve sevgi sorumluluk getirir. Bir çocuk gibi bencil, unutkan ve umarsızdır da aynı zamanda.

Bir rüzgar ile camınızdan içeri süzülen bu adam havai fişeklerin sönmesiyle de çıkıp gidiyor diye üzülmek niye? Emin olun bir Peter Pan gitmeyip kalsa, uçmayı bıraksa, yanınızda göbeğini kaşıyarak televizyon izleyen -gerçek- bir erkeğe dönüşse kendinize varoluşsal birtakım sorular sormaya başlarsınız. Ama işte ataerkil toplumda büyümüş Wendy’ler olarak bazen bunu isteriz değil mi? Bir yanımız uçmak, Peter Pan’ın peşinde ejderhaları öldürüp çocukları kötü kalpli cadıların elinden kurtarmak istese de bir yanımız evde oturup mandalina soymaya ve çocuk doğurmaya programlanmıştır belki de.

Ben mi? Ben hiçbir zaman Wendy olamadım. Ben muhtemelen duygusal bir Peter Pan’ım. Zira uçmayı iyi bilir, düşmeye de bayılırım. Düşünce peri tozları ile kanatlarımı tamir eder, Kaptan Hook’a haddini tek başıma da gayet güzel bildiririm! Ay ışığında dans eder, bulutların üzerinde yürüyüşe çıkarım. Ama belki de asıl hayalini kurduğum şey, beraber uçabilecek bir Peter Pan bulabilmektir; çünkü bütün maceralar paylaşılınca daha güzeldir.

Yorum bırakın
Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir